www.mynt.org + Ana Sayfam Yap | + Favorilerime Ekle Giriş Yapın | Üye Olun

SON DAKİKA : Hamid Karzai'ye suikast girişimi KONMAK ve KONELEX Fuarı açılıyor MEB, 24 bin öğretmen alacak İşte doktorların merak ettiği yasa Darbe günlüğünün Özden Örnek'e ait olduğu kesinleşti Gözaltından önce 6 bilgisayarı yaktılar! Veli Küçük'ün arşivinde yok yok ! Saatler, 30 Mart'ta 1 saat ileri alınıyor Şifreleri Öz çözecek Vural Savaş'tan kışkırtıcı sözler 'Celal Şengör YÖK üyesi olamaz' Perinçek, Bayrampaşa Cezaevi'nde HUZUR BOZACAK KAOS SENARYOSU DEŞİFRE OLDU Koru’nun yazısı tartışma yarattı Ergenekon operasyonunda soruşturma erinleşiyor 14 kişi gözaltında Erdoğan: Kararlıyız, çeteler bitecek Gül'den 4 kanuna daha onay çıktı Alper Görmüş'ten bağlantı uyarısı Fenerbahçe Üçleyerek bitirdi Türkiye'den Nevruz manzaraları
Ana Sayfa / Kültür Sanat Haberleri / [İKİNDİ SOHBETLERİ] Efendimiz çocuk sevgisinde de dengeliydi Yorumlar ( 0 )

[İKİNDİ SOHBETLERİ] Efendimiz çocuk sevgisinde de dengeliydi
Hazreti Ruh-u Seyyidi'l-Enâm (aleyhi elfü elfi salâtin ve selâm) Efendimiz tabiatı itibarıyla şefkat ve muhabbet doluydu. Fakat O, aynı zamanda bir denge ve sırat-ı müstakim insanıydı.

22  Şubat  2008  Cuma

  Multimedya

İKİNDİ SOHBETLERİ
Dolayısıyla, O'nun umumî manada çocuklara ve hususiyle de torunlarına karşı tavır ve davranışları bir bütün olarak ele alınmalı ve o şekilde değerlendirilmelidir. Mesela; Resûl-i Ekrem'in şefkatinin yanı sıra mutlaka ciddiyeti de göz önünde bulundurulmalı ve her iki hususla alâkalı hâdiseler beraberce yorumlanmalıdır. Onunla ilgili bir meseleyi yalnızca bir-iki açıdan ele almak ve sadece birkaç misale bakarak onlardan genel hükümler çıkarmak yanlıştır. Bu itibarla, Muktedâ-yı Ekmel Efendimiz'in çocukları sevmesi, onlarla yakından alâkadâr olması ve torunlarını sırtına alması hususundaki misallerden küllî kaideler çıkarabilmek ve doğru bir sonuca varabilmek için mevzuya daha şümullü yaklaşmak gerekmektedir.

Evvelen; Nebîler Serveri'nin (sallallahu aleyhi ve sellem) torunlarını omuzunda taşıdığı esnada onların hangi vaziyette olduklarına bakmak lazım: Acaba, namazda dahi gelip Resûl-i Ekrem'in boynuna sarıldıklarında o İki Güzel'in yaşları kaçtı? Sonra hangi yaşa kadar böyle yapmaya devam etmişlerdi? Acaba rivayet edilen hâdiselerin cereyanı sırasında, kendilerine "Aman yapma, etme!.." dendiğinde meseleyi anlayacak çağa ulaşmışlar mıydı, yoksa daha çok küçük mü sayılırlardı? Bildiğiniz gibi; Hazreti Ali efendimizin Hazreti Fatıma validemizle izdivacı hicret-i seniyyenin ikinci senesinde olmuştu. Hazreti Hasan, Hicret'in üçüncü yılında Ramazan ayında Medine'de doğmuştu. Hazreti Hüseyin ise, Hicrî dördüncü senenin Şaban ayında dünyaya gelmişti. Dolayısıyla, İki Cihân Serveri'nin (aleyhissalâtü vesselam) Allah'a yürüdüğü sırada bile bu iki Peygamber torunu daha altı-yedi yaşlarındaydılar. Demek ki, Nebîler Serveri mübarek omuzlarına aldığında henüz onlar yaş itibarıyla çok küçük idiler. Öyleyse, bu mevzuda nakledilen misallerden anne-babanın çocuğa karşı tavır ve davranışları ile alâkalı bir kâide çıkarılacaksa, öncelikle bu hususu göz önünde bulundurmak, o vakıaların cereyan zamanını ve şahısların durumlarını iyi belirlemek icap etmektedir.

Sâniyen; "Acaba Habîb-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz'in örnek olarak anlatılan hâdiselerdeki hal ve hareketleri belli bir maslahata binâen miydi; yoksa Rehber-i Ekmel her zaman mı öyle davranıyordu?" sorusunun cevabı da iyice tetkik edilmelidir. Bazı muhaddisler, bir kısım hadîs-i şeriflerde yer alan "kâne" fiilinin üslup açısından "yapardı", "ederdi", "şöyleydi", "böyleydi" şeklinde temâdîye (devamlılığa) delalet ettiğini söylemişler ve Allah Resûlü'nün bu söz ile nakledilen davranışlarının sürekli olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ne var ki, hadîsin bazı muhakkik âlimleri, o mevzunun temel esprisini ortaya koymuş ve "kâne"nin her zaman temâdî ifade etmeyeceğini; bu fiille anlatılan hususların bazen "böyle de yapardı" manasına gelebileceğini belirtmişlerdir.

Bu itibarla, Mahbûb-u Âlem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz'in torunlarına karşı tavırlarını nazar-ı itibara alarak, onlardan umumî düsturlar çıkarmak için hadîslerin lafızlarındaki bu nüktelere de dikkat etmek gerekir. Bir manada, "metin kritiği" açısından da mevzuyu incelemek icap eder. Evet, Peygamber Efendimiz'in (aleyhissalâtü vesselâm) çocuklara karşı çok yumuşak davrandığı muhakkaktır; fakat, namazda omuza alma hâdisesinin hangi üslupla anlatıldığına dikkat etmek lazımdır. Dahası, böyle bir hâdisenin kaç defa vuku bulduğuna da bakılmalıdır. Bu meseleyi kaç sahabî rivayet ediyor? Acaba on ayrı râvînin çok küçük farklarla aktardığı vakıalar zinciri aynı hâdiseye mi ait? Hadîslerin senetlerine de dikkatlice bakılsa, benzer olayların kaç defa meydana geldiğine dair bazı ip uçları yakalanabilir mi? İşte, doğru bir tespitte bulunabilmek için bütün bu soruların cevapları aranmalıdır. Şayet, bir olay hususî şartlar altında ve sadece bir-iki defa cereyan etmişse, terbiye adına ve tergîb mülahazasıyla ona başvurulabilir; fakat, ondan genel disiplinler çıkarmaya kalkmak hatadır.

Aile içinde sevgi asıldır

Sâlisen; aile içinde sevgi asıldır; evde hep inşirah vesilesi bir insan olmak, hane fertlerine karşı her zaman mülayim davranmak ve onları rahatlatmak esastır. Ferîd-i Kevn ü Zaman (aleyhissalâtü vesselâm) Efendimiz de hususiyle hane-i saadetlerinde ve ailesinin güzîde fertleri arasında her zaman mütebessim, müşfik ve merhametliydi. Ne var ki, misyonu ve donanımı itibarıyla, O aynı zamanda bir ciddiyet âbidesi ve bir vakar insanıydı. Ashab-ı Kiram, derlenip toparlanmadan ve Nebevî huzura yakışır bir vaziyet almadan O'nun mübarek yüzüne bakmaya cesaret edemezlerdi. Hazreti Ali ve Hazreti Fatıma da böyleydi. Onlardaki hürmet ifadelerine sürekli şahit olan Hasan ve Hüseyin efendilerimiz de zamanla aynı ruh haletine bürünmüşlerdi; artık Allah Resûlü'nün atmosferindeyken onları da tatlı bir mehabet hissi sarıverirdi. Bu itibarla da, Şefkat Peygamberi ne kadar yumuşak davranırsa davransın, ne denli merhamet tavrı ortaya koyarsa koysun, O'nun muhatapları asla laubalîliğe giremezdi. Evet, Efendiler Efendisi'nin sevgi ve şefkati, kat'iyen karşısındaki insanların ciddiyeti ihlal etmelerine sebebiyet vermezdi.

Sözün özü; İnsanlığın İftihar Tablosu (aleyhi ekmelüttehâyâ vetteslimât), torunlarının henüz çok küçük oldukları bir dönemde, birkaç kere onları birer ikişer omuzlarına almış, öpmüş, sevmiş ve onlara dualar etmiştir. Bu vesileyle, şefkat ve merhametinin gereğini ortaya koymuş, hâdiseye şahit olan Sahabe efendilerimize bazı dinî kaideleri öğretmiş, meydana gelecek meş'um olaylardan önce muhterem torunlarının kadr ü kıymetini ehl-i vicdana göstermiş, böylece Hazreti Fatıma soyundan gelecek olan kutuplara, imamlara, mürşidlere iltifat etmiştir.

ÖZETLE

1- Efendimiz, bir denge ve sırat-ı müstakim insanıydı. Dolayısıyla, O'nun umumî manada çocuklara ve hususiyle de torunlarına karşı tavır ve davranışları bir bütün olarak ele alınmalı ve o şekilde değerlendirilmelidir.

2- Efendimiz'in çocukları sevmesi ve torunlarını sırtına alması hususundaki misallerden küllî kaideler çıkarabilmek ve doğru bir sonuca varabilmek için mevzuya daha şümullü yaklaşmak gerekmektedir.

3- Allah Resûlü bu vesileyle, şefkat ve merhametinin gereğini ortaya koymuş, ümmetine bazı dinî kaideleri öğretmiş ve böylece Hazreti Fatıma soyundan gelecek olan kutuplara, imamlara, mürşidlere iltifat etmiştir.



Benzer Haberler
İlk Günlerdeki Kardeşliğin Kâtilleri

“Hey gidi günler!..” diye tarif edilen dönemdeki uhuvvet çizgisini bir kere daha yakalayabilmemiz hangi hususlara bağlıdır?

Okunma Sayısı : 457 | Yorum Sayısı : 0

Hayata, gençliğe verilen 30 yıllık emek. Serüven nasıl başladı, o günlere gitmek ister misiniz?

Sızıntı doğdu; Şubat 1979 Sayı:1 Sızıntı Dergisi, 1 Şubat 1979’da başladığı yolculuğunu kararlılıkla sürdürüyor.

Okunma Sayısı : 312 | Yorum Sayısı : 0

Peygamberimizin 12 yaşında konuk olduğu Manastır, ziyaretçi akınına uğruyor

Bahira Manastır'ı birçok ülkenin yanı sıra özellikle Türkiye'den gelen ziyaretçilerin akınına uğruyor.

Okunma Sayısı : 328 | Yorum Sayısı : 0

Detaylar

02:48:08 de eklendi.
330 kez okundu.
0 kez yorumlandı.

Yorum Yap
Tavsiye Et
Haberi Yazdır

Bildir.net' e Ekle
FaceBook' a Ekle

Haber Puanı

Reklam Alanı

Etiketler

Kutluay Alp
Engin Ardıç
Tamer Korkmaz
Hekimoğlu İsmail
Ahmed Şahin
Ekrem Dumanlı
Muhammed Serdengecti
Taha Kıvanç
Cihat Tüzer
Abdullah Aymaz
A. Turan Alkan
Taha Akyol
M.nedim Hazar

                                       

Çok Okunanlar En Son Yorumlananlar

Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanımı yasaktır.
Ana Sayfa | İletişim